DÜNYA VE ÂHİRET SAÂDETİNİ İSTEMEK

Mart 1, 2016

DÜNYA VE ÂHİRET SAÂDETİNİ İSTEMEK
Enes bin Mâlik’e (r.a.), “Bize dua et.” dediler. O da “Allâhümme Rabbenâ Âtinâ…” duâsını okudu.
“Daha çok dua et.” dediler. Yine aynı duâyı okudu. “Tekrar daha fazla dua et” dediler. Enes bin Mâlik (r.a.), “Siz ne istiyorsunuz? Ben sizin için Allâhü Teâlâ’dan dünya ve ahiret hayırlarını istedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu duâyı çok okurdu.” dedi.
Allâhü Teâlâ bu dua ile dua edeni Kur’ân-ı Kerîm’inde medhetmiş ve ona fazlından ve rahmetinden nasip vermiştir;
Bakara Sûresinin 200. âyetinde (meâlen) “İnsanlardan bazıları, ‘Rabbimiz, bize (vereceğini) dünyada ver,’ derler. Bunun için âhirette bir nasip yoktur.” buyurulmuştur. Onlar ‘Bize, deve, koyun, sığır, köle, altın, gümüş (yani dünya nimetleri) ver,’ derler ve her şeyde dünyaya niyet ederler, dünya için harcarlar ve onun için çalışırlar. Onların derdi, isteği budur. Fakat âhirette onların nasibi olmayacaktır.
“Bazıları da ‘Rabbimiz, bize dünyada bir güzellik ver, âhirette de bir güzellik ver ve bizi cehennem ateşinden koru,’ der.” Her ikisinin de dualarından nasibi vardır. Öncekiler yalnız dünyadan nasib alır, âhiretten mahrum kalır. Diğerleri de hem dünyadan hem âhiretten nasib alırlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hastayı ziyarete gitmişti. Adam hastalıktan, tüyleri yolunmuş bir kuş gibi kalmıştı.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Allâhü Teâlâ’ya nasıl dua ederdin veya ondan neyi isterdin?” buyurdular.
O da, “Allah’ım! Âhirette bana vereceğin azabı dünyada iken hemen ver, diye dua ettim.” dedi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) –hayretle- “Sübhânallah, senin buna gücün yetmez, sen buna takat getiremezsin. Sen hiç ‘Allâhümme Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fil âhireti haseneten ve kınâ azâbennar’ duasını okudun mu?” buyurdular. O kişi Allâhü Teâlâ’ya bu duâ ile duâ etti ve şifâ buldu.

Comments are closed.

Links

Calendar

  • Eylül 2026
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930