اَسْتَعِيذُ بِاللهِ : وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا اِلَّا هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ اِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الْاَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ اِلَّا فِي كِتَابٍ مُبِينٍ. (سورة الانعام , 59
“Bütün gaybın anahtarları onun (Allâhü Teâlâ’nın) nezdindedir. Onları ondan başka kimse bilmez. Karada ve denizde ne varsa hepsini de bilir. Ve hiçbir yaprak düşmez ki herhalde onu bilmesin. Ne yerin zulümâtına (derinliklerine) düşen bir dane -ne yaş ne kuru- hiçbir şey yoktur ki herhalde hepsi Allâh’ın indinde bir Kitâb-ı Mübîn’de olmasın.” (En’am sûresi, âyet 59)