Silsile-i Sâdât’ın beşinci halkası Ebû Yezîd Tayfûru’l-Bastamî (k.s.) Hazretleri’nin ismi Tayfûr, künyesi Ebû Yezîd, lâkabı Sultanü’l-ârifîn, babasının ismi Îsâ’dır. 188 (M. 803) senesinde -İran’ın kuzeyinde Hazar Denizi yakınında- Bestâm şehrinde dünyaya geldi. Büyük kardeşinin ismi Âdem ve küçük kardeşinin ismi Ali olup üçü de âbid ve zâhid idiler.
Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs el-Haddâd, Yahyâ bin Muâz ve Şakîk-i Belhî Hazretleri ile görüşmüştür.
Bâyezid-i Bestâmî (k.s.) Hazretlerinin büyük bir zat olacağının alâmeti henüz annesinin karnında iken görülmüştü. Annesi şöyle demiştir: Ben oğlum Tayfûr’a hamile olduğumda şüpheli bir şey yesem, karnımda bir ağrı olur, o şüpheli şeyi kusup çıkarıncaya kadar devam ederdi.
Bâyezid-i Bestâmî (k.s.) Hazretlerinin, kırk sene boyunca, namaz kılmak için giydiği elbise ayrı, abdest almak için giydiği elbise ayrı, evinde giydiği elbise ayrı idi.
Buyurdular: “Otuz senedir, Allâhü Teâlâ’yı zikredeceğim zaman, tazim için ağzımı ve dilimi üç defa yıkadım.”
“Hakka vâsıl olanlar, ancak hürmete riayet ederek vâsıl olmuşlardır. Kovulanlar da hürmeti terk ettikleri için kovulmuşlardır.”
“Bana ‘Bunu niçin yapmadın’ denilmesi ‘Niçin bunu yaptın’ denilmesinden daha sevimlidir.”
“Kerâmet gösteren, hatta havada uçan birini görseniz Allâhü Teâlâ’nın emirleri, yasakları, hududunu muhafaza ve şeriati; dîni edâdaki halini görmedikçe ona asla itibar etmeyin.”
“(Yâ Rabbi!) Benim seni sevmemde taaccüb edilecek, şaşılacak bir şey yoktur. Asıl taaccüb edilecek şey, Melik-i Kadîr olan senin beni sevmendir.”
Bâyezid-i Bestâmî (k.s.) Hazretleri, 261 (M.874) veya 264 (M.877) senesinde vefat etti. Kabr-i şerifleri Bestâm’dadır. Hatay’ın Kırıkhan kazasında bulunduğu da rivayet edilmekte olup ziyaret edilen yerlerdendir.