YENİSİNİ SİZİN İÇİN GİYDİK

Süfyân-ı Sevrî (r.a.) anlattı: Bir gün Câfer-i Sâdık Hazretlerinin huzuruna girmiştim. Üzerinde gösterişli bir cübbe vardı. Şaşırmış bir halde kendisine baktığımı görünce: “Yâ Sevrî! Sana ne oldu da bana öyle bakıyorsun? Belki de üzerimde gördüğün bir şeye şaşırdın.” dedi.

“Ey Resûlullâh’ın evladı! Şu giydiğiniz, ne sizin, ne de babalarınızın giydiği elbisedendir.” dedim.

“Yâ Sevrî! Ceddim (Muhammed Mustafa)’nın zamanı fakirlik ve mahrûmiyet zamanı idi. Onlar da fakirlik ve yoksulluğa münasib olarak yaşıyorlardı. Şimdi ise izzetin her şeyden evvel geldiği vakittir.” dedi ve cübbesinin kolunu sıyırdı. O zaman cübbesinin altında beyaz yünden bir cübbe gördüm ki kolunun biri diğerinden, eteğinin bir tarafı diğerinden kısa idi.

“Yâ Sevrî! Bunu Allah için, bunu da sizin için giydik. Allah için giydiğimizi gizledik, sizin için giydiğimizi gösterdik.” buyurdular.

ÇOCUĞUN VELİSİ ÜZERİNDEKİ HAKLARI

Çocuk dünyaya geldiği zaman, sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okumak,

Çocuğa güzel bir isim koymak,

Çocuğun nafakasını ve giyeceğini temin etmek,

Doğumunun yedinci günü çocuğun saçını kesip saçın ağırlığınca altın veya gümüşü sadaka vermek,

Çocuğun akîka kurbanını kesmek,

Çocuğu sünnet ettirmek,

Çocuğu güzel terbiye edip, yetiştirmek,

Çocuğa Kur’an-ı Kerim’i öğretmek,

Yedi yaşına geldiğinde çocuğuna namaz kılmasını emretmek,

Çocuğa iyi bir meslek, sanat öğretmek,

Zamanı geldiğinde onu evlendirmek

Çocuklarına bir şey vereceği zaman kız olsun erkek olsun hepsine adaletli davranmak,

Çocuklarına hayır duâ etmek, bedduâ etmemektir.

Scroll to Top