“Şabanın on beşinci gecesi güneş batınca Allâhü Teâlâ muhakkak fecir (sabah namazının vakti) oluncaya kadar: ‘Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim, benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım, belâya uğramış (ve benden âfiyet isteyen) yok mu, ona âfiyet vereyim. Fecir doğuncaya kadar şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu?’ buyurur.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)