KAYIŞZADE HATTAT HAFIZ OSMAN

Hafız Osman namında birçok hattat vardır. En meşhurları 1698’de vefat eden ve Kocamustafapaşa’da Sümbül Efendi haziresinde medfun olan Hafız Osman ile Kayışzâde Hafız Osman Efendi’dir. İkisi birbirine çok karıştırıldığı için birincisine Büyük Hafız Osman, Kayışzâde’ye de Küçük Hafız Osman denilmiştir.
Meşhur hattat ve sıbyan mektebi muallimi olan Kayış Zade Hafız Osman Efendi, Burdur’ludur. Hafızlığını bitirdikten sonra İstanbul’a gelip ilim tahsil etti. Kazasker Mustafa İzzet Efendi’den sülüs ve celi yazısını öğrenip icazet aldı.
Hayatını Mushaf-ı şerif yazmaya vakf ederek yüz altı Mushaf-ı şerîf yazmaya muvaffak oldu. Yüz yedinci nüshayı yazarken vefat etti.
Merkez Efendi kabristanına defnolunan Hafız Osman Efendi’nin kabir taşında yazıldığına göre, yüz yedinci Mushaf-ı şerifin Yusuf suresindeki ‘Ersilhu meanâ gaden yerta’…’ 12. âyet-i kerimesine kadar yazar ve teravih namazı kıldırdığı esnada rükûda iken, 4 Ramazan 1311 (1894) gecesi vefat etmiştir.
Hafız Osman, Mushaf-ı şerîfi âyet-berkenar diye tabir edilen bir tertib ile yazmıştır. Şöyle ki Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerinin her birinin uzunluğu farklıdır. Kimisi bir iki kelimedir, kimisi de yarım sayfadır. Hatta bir sayfa olan vardır. Hafız Osman buna rağmen her sayfayı âyet ile başlatıp yine âyet ile, yani âyeti bölüp diğer sayfaya geçirmeden bitirmiştir. Bu tertibi Hattat Hasan Rıza da devam ettirmiştir.

Kur’ân-ı Kerîm’i ezberlemekte hafızlara kolaylık sağladığı için Mushaf-ı huffâz da denilmiştir. Günümüzdeki mushaflar bu usul ile yazılmakta ve basılmaktadır.

Scroll to Top