Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, “Ümmetim yetmiş küsur fırkaya ayrılacaktır. Bir fırkadan başkası cehennemliktir.” buyurdular.
‘O hangi fırkadır?’ diye sorulduğunda Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
“Benim ve ashâbımın yolunda olanlardır.” buyurdular.
Bir Müslümana “Hangi mezheptensin?” diye sorulduğunda:
“Ehl-i Sünnet ve Cemaat mezhebindenim.” demelidir.
Böyle demekle “Ben Resûlullah Efendimiz’in -sallallahu aleyhi ve sellem- ve Ashab-ı Kiram’ın -radıyallahu anhüm- yolundan gidiyorum, onların iman ve amel hükümlerini kabul ediyorum.” demiş olmaktadır.
Ehl-i Sünnet ve Cemaat mezhebinin itikatta iki imamı vardır: İmam Matüridî ve İmam Eş’ari Hazretleri. Amel meselelerinde ise dört şubeye ayrılmıştır: Hanefî, Mâlikî, Şafiî ve Hanbelî.
Hanefi mezhebi alimleri İmam Mâtüridî Hazretlerini; Şâfî mezhebi alimleri İmam Eş’arî Hazretlerini itikatta imam kabul etmişlerdir.
Bir Müslüman, hangi mezheptense, sadece ona bağlanıp hükümlerini öğrenir ve onu tatbik eder.
Bir Müslümanın Ehl-i Sünnet ve Cemaat mezhebinden olması için:
İtikatta ya Mâturidî veya Eş’arî olması,
Amelde de bu dört mezhepten (Hanefî, Mâlikî, Şafiî ve Hanbelî) birisine bağlanmış olması ve bütün amellerini bağlı olduğu amel mezhebine göre işlemesi gerekir.