Resûlullah (s.a.v.), kızı Fâtıma (r.anhâ)’nın evine gidip, “Esselâmü aleyki, ey kızcağızım, nasıl sabahladın?” diye sordu.
Fâtıma (r.anhâ), “Vallahi acı ile uyandım. Zira açlık bana zarar verdi.” dedi.
Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.), ağladı ve “Sabret kızım. Vallahi ben de üç gündür bir şey yemedim. Hâlbuki ben Allah’ın katında senden de diğer yaratılmışlardan da daha değerliyim. Ben Allah’tan istesem, şüphesiz bana yedirirdi. Ama ben âhireti dünyaya tercih ettim.” buyurdu.
Elini kızının omzuna vurarak, “Müjdeler olsun sana, seni dünya ve âhirette efendi olan biri ile evlendirdim. Amcanın oğlunun imkânlarına kanaatkâr ol. Zira sen, cennet kadınlarının efendisisin” buyurdu.
Fâtıma (r.anhâ), “Firavun’un hanımı Âsiye, İmran’ın kızı Meryem nerede olacak?” diye sordu.
Resûlullah (s.a.v.): “Âsiye, kendi devrindeki kadınların efendisi, Meryem kendi devrindeki kadınların efendisi, Sen de kendi devrindeki kadınların efendisi olacaksın.” buyurdular.
HANIMLAR ÂLEMİNİN EFENDİLERİ
Haziran 19, 2012
