CENÂZE NAMAZI

Cenaze üzerine namaz farz-ı kifayedir. Bir yerde bütün halk cenaze namazını terk etseler günahkâr olurlar. Ancak bazı kimselerin edasıyla diğerlerinden de sâkıt olur.
Cenazenin er veya hatun kişi olduğunu bilip imam olan kimse “Niyet eyledim Allah için namaza, er kişi için yahut hatun kişi için duaya” der. Cemaat da ayrıca imama uymaya niyet eder. Bilmiyorsa “İmam her kimin üzerine kılarsa ona duâya” der.
İftitah tekbirinden sonra; “Sübhâneke’llâhümme ve bihamdike ve tebâreke’smüke ve teâlâ ceddüke ve celle senâük ve lâ ilâhe ğayruk” der. Sonra ikinci tekbiri alıp Allahümme salli, Allahümme bârik… salevâtlarını okur.
Sonra üçüncü tekbiri alıp bilen, cenâzeye mahsûs duâyı, bilmeyen “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr” veya “Sübhâne rabbike rabbi’l-izzeti ammâ yasıfûn ve selâmün ale’l-mürselîn velhamdü lillâhi rabbi’l âlemîn” duâlarını okur.
Duadan sonra dördüncü tekbiri alıp akabinde iki tarafına selâm verir. Cenaze namazını özürsüz oturarak kılmak caiz değildir. Tekbirler aralarında edilen senâ ve salavât ve dua sünnettir. Selam müstehaptır.
Namazı kılınmadan defnedilmiş olan cenazenin -şişip yarıldığı zannolunacak kadar gün geçmedikçe- namazı kabrinin üzerine kılınır.
İntihar eden Müslüman yıkanıp kefenlenir ve cenaze namazı kılınır.
Cenaze namazının evveline yetişemeyip bazı tekbîrlerini kaçıran kimse hemen iftitah tekbirini alıp imama uyar. İmam selam verdikten sonra cenaze omuza kaldırılmadan geçirdiği tekbirleri birbiri ardınca kaza eder. Dördüncü tekbirden sonra, selamdan hemen önce yetişse de böyledir.
Doğduğunda hayat emaresi görüldükten sonra ölen bebeğe isim verilir, yıkanır, kefenlenir ve namazı kılınır. Eğer hayatına alâmet görülmezse namazı kılınmaz, hemen yıkanıp adı verildikten sonra bir beze sarılıp defnolunur.

Scroll to Top