PEYGAMBERİMİZİN MUCİZELERİNDEN

– Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mübârek şehâdet parmağıyla işaret ederek ayı ikiye ayırmıştır.
Hicretten beş sene evvel müşrikler Mekke’de toplanıp Peygamberimiz’e; “Yâ Muhammed! Eğer davanda sadık isen ayı iki parça et, görelim.” dediler.
Peygamberimiz (s.a.v.) onlara: “Eğer edersem, îman eder misiniz?” dediğinde “ederiz” dediler.
Peygamberimiz aleyhisselâm dua edip mübarek parmağıyla işaret ettiğinde ay iki parça olup bir parçası dağın bir tarafında ve bir parçası öbür tarafında göründü. Mekkeliler ve diğer insanlar gördüler.
Peygamberimiz (s.a.v.): “Ey filan, ey filan, şâhit olun” diye buyurdular. Bu mûcizeyi; “Saat yaklaştı, ay yarıldı.” meâlindeki Kamer Sûresi’nin, 1. âyet-i kerîmesi bildirmektedir.
– Mus’ab Yemânî radıyallâhü anh Peygamberimizle çocukların konuşmasını şöyle anlatır: Mekke’de bir eve girdim. Fahr-i âlem’i orada gördüm; Yemen’den bir adam gelmişti. Yanında yeni doğmuş bir oğlu vardı. Fahr-i Âlem o sabîye: “Ey çocuk, ben kimim?” dediğinde çocuk cevap verip: “Sen Resûlullahsın,” dedi. Fahr-i Âlem ona: “Doğru söyledin. Allah seni mübarek kılsın.” buyurdu. O çocuk konuşma çağına kadar bir daha konuşmadı. Ve ona “Mübârekü’l Yemâme” adı verildi ve bu isim ile meşhur oldu.
– Peygamberimizle ağaçların konuştuğuna misal çoktur.
İbn-i Abbas (r.a.) rivâyet eder ki: Biz bir kalede iken Peygamberimize (s.a.v.) bir bedevi geldi. Peygamberimiz (s.a.v.) ona; “Allâhü Teâlâ birdir, ortağı yoktur ve ondan başka ilah yoktur ve muhakkak Muhammed onun kulu ve peygamberidir.” diye şahâdet eder misin, buna imanın var mıdır? dedi. O ârâbî Fahr-i Âlem’e “Senin buna şahidin var mıdır?” dediğinde Fahr-i Âlem; “vardır” buyurdu ve orada bulunan büyük bir ağacı çağırdığında ağaç yeri yara yara Fahr-i Âlem’in huzuruna geldi ve “Sen hak resulsün ve hak peygambersin.” diye şehâdet edip yine yerine gitti ve bedevi imana geldi.

Scroll to Top