İRÂDE-İ CÜZ’İYYE
Ehl-i sünnet mezhebinde hayır ve şerden her ne var ise gerek mahlûkatının işledikleri gerek diğer yaratılan şeyler tamamı Allâh’dandır. Yani onun bilmesi, dilemesi ve takdîri iledir.
Nitekim Allâhü Teâlâ -meâlen- “Haberiniz olsun ki biz her şeyi bir kaderle yaratmışızdır (Kamer sûresi, âyet 49)” ve “Halbuki sizi ve yaptıklarınızı Allah yarattı.” (Sâffât sûresi, âyet 96) buyurmuştur.
“Kul kendi fillerinin yaratıcısıdır ‘yahut’ onun hiçbir hareketinde dilemesi yoktur, o cemâd (cansız) gibidir.” demek bâtıldır.
Ehl-i sünnetin itikadında hak olan şudur:
Kulun işlediği fiillerinde irâde-i cüz’iyyesi ve ihtiyârı vardır. Yani Allâhü Teâlâ kulda bir şeyi işlemek ve terk etmek taraflarını tercih edecek kudret ve irâde yaratmıştır. Kul irâdesini bir tarafa kullanır ve o tarafı kasd etmesinden ibâret olan irâde-i cüz’iyyesini kullanmasından sonra Allâhü Teâlâ diler ise onu kudreti ile yaratır.
Kulun işlediği fiil, Allâh’ın rızâsına uygun ise ibâdet ve itâat sayılır ve kul sevâb kazanır.
Eğer kulun işlediği fiil, Allâh’ın rızâsına muhâlif, aykırı ise masiyyet ve günah sayılır ve kul azâba layık olur.
Her müslüman akşam ve sabah tevbe ve istiğfâra devâm etmelidir.
ŞEYTAN KİMLE UĞRAŞIR
Bir adam, şeyhin kapısına varıp, Şeytan’dan bir hayli şikayetçi oldu.
“Şeytan beni yoldan çıkartıyor. Beni kandırıp dînimi, âhiretimi mahvediyor.” dedi.
Şeyh de ona dedi ki: “Senden az önce buraya şeytan gelmişti. O da senden bıkmış, usanmış. Ona yaptığın zulümleri anlatıp şikâyet etti. Diyor ki: “Dünyanın hepsi benim malımdır. O benim malıma el koymağa, kendi mülkümü elimden almaya çalışıyor. Ben de bu yüzden onun dinine saldırıyorum. Bana zararı olmayan, malıma göz dikmeyen adamla benim işim olmaz.”
