TELEFONLA GÖRÜŞME ÂDÂBI
Telefon eden, aradığı telefonun zilini 3-4 defadan fazla çaldırmaz.
Arama saatlerine dikkat eder.
Arayan önce kendini tanıtır, sonra görüşmek istediği kişiyi sorar.
Aradığı kişinin görüşmeye müsait olup olmadığını sorar. Telefona çıkanın aradığı kişi olduğundan emin olmak için ‘Falanın evi mi, ofisi mi veyâ falan kişi ile mi görüşüyorum’ diyerek sorar. Aradığı numara yanlış ise özür dileyip telefonu kapatır.
Arayan kişiye “kimsiniz” diye sormaz, “Kim aramıştı, kiminle görüşüyorum” diye sorar.
Mecbur kalmadıkça muhâtabının sözünü kesmez. Sözü lüzûmundan fazla uzatmaz. Çünkü sözü uzatmak vakit ve nakit isrâfıdır.
Karşısındaki kişiye “Efendim, beyefendi, hanımefendi” gibi ifâdelerle hitâb eder.
Konuşurken sesini lüzûmundan fazla yükselterek yanındakileri rahatsız etmez.
Öksüreceği yâhut aksıracağı zaman âhizeyi ağzından uzaklaştırır veyâ eliyle âhizeyi kapatır.
Ağzında yiyecek varken konuşmaz.
Konuşmasını, “Allâha ısmarladık” gibi sözlerle bitirir. Telefonu karşısındakinin yüzüne kapatmaz. Görüşmeyi -muhâtabı makâmca kendinden üstün değilse- arayan sona erdirir.
Telefonunun sesini, etrâfı rahatsız etmeyecek seviyede bulundurur. Zil sesi, ezân ve Kur’ân-ı Kerîm gibi hürmet icabeden yâhut lâubalî şeyler olmamalıdır.
Câmi, mescid gibi yerlerde cep telefonunu kapatır veya sessize alır.
Birisiyle konuşurken telefonu çaldığında karşısındakinden müsâade isteyerek cevap verir.
Lüzûmlu telefon numaraları herkesin kolayca görebileceği bir yere kaydedilmelidir.
Lüzûmunda kullanmak için sâbit telefon yanında kağıt, kalem bulundurulmalıdır.
