Teheccüd vaktinde istiğfâr, tevbe, ilticâ, tazarru’ etmek, isyân ve günahlarını hatırlamak, kusurlarını ve ayıplarını düşünmek, âhiret azâbından ve dâimî azâbdan korkmayı ganîmet bilmek ve Hak Sübhânehû ve Teâlâ hazretlerinden af ve mağfiret istemek lâzımdır.
… Hadîs-i şerîfde: “Amel defterinde pek çok istiğfâr bulunan kimseye müjdeler olsun! ” buyruldu.
Eğer duhâ namazını kılmak mümkün olursa, büyük devlettir. Öyle ise devamlı olarak -iki rek’at dahi olsa- bunu kılmaya gayret etmelidir. Duhâ namazının rek’atleri teheccüd namazı gibi en fazla on iki rek’attir. Vaktin ve hâlin îcâbına göre kılınan kadarı da ganîmettir.
Her farzı kıldıktan sonra Âyetü’l-kürsî’yi okumaya gayret etmelidir. Hadîs-i şerîfte “Kim her farz namazdan sonra Âyetü’l-kürsî’yi okursa, kendisi ile cennet arasında yalnız ölüm vardır.” buyrulmuştur.
Yine beş vakit farzdan sonra otuz üç kere ‘Sübhânellâh’, otuz üç kere ‘Elhamdülillâh’ ve otuz üç kere de ‘Allâhü Ekber’ deyip aded yüze tamam olması için de bir kere ‘Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ küll-i şey’in kadîr’ denilmelidir.
Yine her gün ve gece yüz defa “Sübhânallâhi ve bihamdihî” demeye devam etmelidir. Zîrâ bunda çok büyük sevâb vardır….” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî 3/17)
İMÂM-I RABBÂNÎ’DEN (K.S.)
Mayıs 25, 2012
