GÜNÜN HADİSİ ŞERİFİ
قَالَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا رَسُولَ اللهِ مَا هٰذِهِ الْأَضَاحِيُّ؟ قَالَ: سُنَّةُ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَ، قَالُوا: فَمَا لَنَا فِيهَا يَا رَسُولَ اللهِ؟ قَالَ: بِكُلِّ شَعْرَةٍ حَسَنَةٌ. (هـ)
Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem’in Ashâb’ı: ‘Yâ Resûlallah! Bu kurbanlar nedir?’ diye suâl ettiler. Peygamberimiz (s.a.v.), “Babanız İbrahim (aleyhisselâm)’dan gelen dînî bir vecîbedir.” buyurdular. ‘Yâ Resûlallah! Kurbanda bize ne sevap vardır?’ dediler. “Her bir kılı için bir hasene vardır.” buyurdular. (Sünen-i İbn-i Mâce)
Günün Ayeti’nde duasını okuduğumuz Hz. İbrahim’in (a.s.) en büyük sünneti kurbandır. Sahabe efendilerimiz bu ibadetin asıl mahiyetini sorduklarında Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu tarihi ve sarsılmaz gerçeği vurgulamıştır. Kurban, sıradan bir gelenek değil, muazzam bir teslimiyetin her yıl yeniden canlandırılmasıdır. Allah’ın bu teslimiyete vereceği mükafat ise hayal sınırlarını aşar: Kesilen hayvanın üzerindeki her bir kıl adedince sevap! Rabbimizin rahmetinin ne kadar engin olduğunu gösteren harika bir müjde.
