GÜNÜN AYETİ KERİMESİ
قَالَ اللّٰهُ تَعَالَى: اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِيَفْتَدُوا بِهِ مِنْ عَذَابِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ.
Allâhü Teâlâ buyurdu -meâlen-: “Muhakkak ki o kâfirler, eğer yeryüzünde bulunan her şey ve onun bir misli kadarı daha onların olsa da kıyamet gününün azâbından (kurtulmak için) onu feda etseler, yine kendilerinden kabul olunmaz. Onlar için pek elîm bir azâp vardır.” (Mâide Sûresi, âyet 36)
Bu sarsıcı ayet-i kerime, ahiret gerçeği karşısında dünya malının değersizliğini yüzümüze çarpar. İman olmadan, yeryüzünün tamamına, hatta iki katına sahip olunsa bile, o dehşetli günde azaptan kurtulmak için fidye olarak kabul edilmeyecektir. Gerçek zenginlik iman, gerçek iflas ise küfürdür. Cuma akşamında bu hakikati tefekkür edelim.
