NASİHATİ ÖNCE KENDİN TUT
Bilinmelidir ki, bir başkasını kötülükten menetmek isteyen kimseye düşen ilk vazife kendisinin o kötülüğü işlememesidir. Kendi yanında akrepler ve yılanlar varken, başkasının yüzündeki sineği defetmek için eline sineklik alan kimse gibi olmamak gerekir. Yaptığı nasihatin tesirli olması, ancak kendisi o nasihate dikkat ettiği zaman mümkündür.
Allâhü Teâlâ, İsa aleyhisselâm’a şöyle vahyetti:
“Kendi nefsine nasihat et, nasihati kendin yerine getirdiğin zaman artık insanlara nasihat ver. Böyle yapmazsan benden utan.”
Denilmiştir ki: Bir insan halka vaaz etmek, nasihat etmek için oturduğunda bir melek, ona, “Kardeşine verdiğin nasihati, kendine de yap. Yoksa Rabb’inden utan. Çünkü o, seni görüyor.” der.
O hâlde kalbinin takvâsıyla ve güzel bir niyetle insanlara nasihat ver. İçin kötülükle doluyken dışını güzelleştirerek nasihat etme. İçi nurlu olanın sözleri hedefine ulaşır… Bir söz, kalpten çıkarsa kalbe ulaşır…
