GÜNÜN HADİSİ ŞERİFİ
قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَا تَزُولُ قَدَمَا عَبْدٍ يَوْمَ الْقِيَامَةِ حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ أَرْبَعٍ: عَنْ عُمُرِهِ فِيمَا أَفْنَاهُ، وَعَنْ عِلْمِهِ مَا عَمِلَ بِهِ، وَعَنْ مَالِهِ مِنْ أَيْنَ اكْتَسَبَهُ وَفِيمَا أَنْفَقَهُ، وَعَنْ جِسْمِهِ فِيمَا أَبْلَاهُ.
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kıyamet günü, kul şu dört şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan ayrılamaz: 1. Ömrünü nerede tükettiğinden, 2. İlmiyle ne gibi ameller işlediğinden, 3. Malını nereden kazanıp nerede harcadığından, 4. Vücudunu nerede yıprattığından.” (Tirmizî, Kıyâmet, 1)
Bu hadis-i şerif, hayatımızın en kapsamlı muhasebesidir. Ayet-i kerimede (Mâide 36) dünya malının fidye olamayacağı bildirilmişti. Burada ise o malın ve bize verilen ömür, ilim, sağlık gibi nimetlerin hesabının tek tek sorulacağı hatırlatılıyor. Özellikle “ilmiyle amel” maddesi, bugünkü “Nasihati önce kendin tut” uyarısıyla birebir örtüşmektedir.
