YALAN YERE YEMİN, ŞEYTANDANDIR
İbn-i Abbâs ve Katâde radıyallâhü anhümâ Hazretleri şöyle nakletmişlerdir:
Âdem aleyhisselâm Cennet’te, yasak olan meyveden yediği zaman, Allâhü Teâlâ ona, “Ey Âdem, Cennet’ten ihsan ettiğim şeyler sana yetmedi mi? Hâlbuki sana haram kıldığım yalnız bir şeye mukabil, birçok şey ihsan ettim. (Buna rağmen niçin yasak kıldığım ağacın meyvesinden yedin?)” buyurunca, Âdem aleyhisselâm (bu husûsta Şeytan’ın yemin ettiğini söyleyip):
“Evet, ihsan ettin yâ Rabbi! Lâkin izzetine yemin olsun ki ben, bir kimsenin, senin adına yalan yere yemin edebileceğini zannetmiyordum!” dedi.
Zira Şeytan, onlara, “Ben muhakkak elbette sizin hayrınızı isteyenlerdenim.” diyerek yemin etmişti.
Bu ibretlik kıssa, yalan yere yeminin bir “Şeytan işi” olduğunu gösterir. Hz. Âdem (a.s.), Allah’ın adının yüceliğini bildiği için, bir varlığın o ismi kullanarak yalan söyleyebileceğine ihtimal verememiş ve bu safiyeti sebebiyle aldanmıştır. Yalan yere yemin edenler, şeytanın sünnetini işlemektedirler.
