قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Sizin en hayırlınız, Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir.” (Sahîh-i Buhârî)
Bu Hadis-i Şerif, İslam ümmeti içinde “hayırlı insan” olmanın ölçüsünü belirler. Makam, mevki veya zenginlik değil; Allah’ın kelamı olan Kur’an ile meşguliyet, insanı en hayırlı mertebeye yükseltir.
Buradaki “öğrenmek ve öğretmek”; hem Kur’an’ın lafzını (yüzünden okumayı, tecvidi, ezberi) hem de manasını ve hükümlerini (tefsiri, fıkhı) kapsar. Bugün “Günün İncisi” bölümünde işleyeceğimiz “Kur’an’ın Arapçasından okunması” konusu, bu hadisin “lafzını öğrenme” kısmıyla doğrudan ilişkilidir. Kur’an’ın orijinal metnini korumak ve nesilden nesile aktarmak, en hayırlı amellerdendir.
