قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ لِلّٰهِ مِائَةَ رَحْمَةٍ فَمِنْهَا رَحْمَةٌ بِهَا يَتَرَاحَمُ الْخَلْقُ بَيْنَهُمْ وَتِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ.
Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak ki Allâhü Teâlâ’nın yüz rahmeti vardır. Mahlûkatın birbirlerine merhameti, o yüz rahmetten biri sebebiyledir. (Kalan) doksan dokuzu ise, kıyamet günü için alıkonulmuştur.” (Sahîh-i Müslim)Bu mübarek Hadis-i Şerif, Allahü Teâlâ’nın rahmetinin ve merhametinin ne kadar kuşatıcı olduğunu anlamamız için muazzam bir örnektir. Yeryüzünde gördüğümüz; annenin evladına şefkati, vahşi hayvanların yavrularını koruması, insanların birbirine yardımı… Bütün bu merhamet tecellileri, Allah’ın yarattığı 100 rahmetten sadece “bir” tanesidir.
Rabbimiz, geriye kalan 99 rahmetini, kullarına en çok muhtaç oldukları gün olan Kıyamet Günü’nde tecelli ettirmek üzere yanında alıkoymuştur. Bu müjde, müminler için en büyük ümit kaynağıdır. Dünyadaki bu kadar güzellik tek bir rahmetin eseriyse, Cennet ve Cemalullah’taki 99 rahmetin tecellisi hayal dahi edilemez.
