ALLÂH’IN KUDRET ESERLERİNDEN: RÜZGÂRLAR

Eylül 4, 2025

A’raf Sûresi’nin 57. ve 58. âyet-i celîleleri, Cenâb-ı Hakk’ın birtakım kudret ve rahmet eserlerine dikkat çekiyor ve ölülerin yeniden hayat bulacağını bir misâl ile tasvir ederek haşra ve neşre ait bir delil ile anlatıyor. Bunlardan istifâde edenlerle etmeyenler için iyi arazi ile kötü araziyi bir misal olmak üzere zikretmektedir. Şöyle tefsir edilmiştir:

Ve o, o Allah’tır ki rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderir. Yağmur yağdıracağı, nimet ve hayat neşredeceği zaman, önce durgun havaları harekete geçirir. Hareketi, berekete, mukaddime, sebep, delil, müjdeci ve nâşir yapar. Fakat her hareketi değil. Çünkü azâp habercisi olan rüzgârlar da vardır.

Rüzgârın pek çok faydası vardır. Hazret-i Ka’b’dan nakledilmiştir ki: “Allah, üç gün rüzgârı hapsetse arzın çoğu kokardı.”

Şimdi Cenâb-ı Hakk’ın kudretinin eserine bakınız ki nihayet o rüzgârlar, havadan ağır bulutları, az ve hafif bir şey gibi kaldırıp taşır. Bu taşıyışta gayet dikkate şâyân bir husûs vardır. Çünkü hava hafif, bulutlar ise ağırdır. Hafifin, ağırı kaldırması ise tabiatın hilâfınadır. Bulutlar, havadan daha hafif olan su buharından ibaret zannedilir. Hâlbuki asıl bulut, su buharı hâlinde değildir, bulutta bilfiil su zerrecikleri, toplu hâlde bulunur. İşte havadan ağır olan bulutlar, hava boşluğunda muallakta durmaktadır.

Evet, su zerreciklerinin ağırlıklarını olduğu gibi muhafaza etmekle beraber onlardan daha hafif olan havanın, mücerred hareketten aldığı kuvvetle o ağır bulut kütlelerini kaldırıp yüklenmesi câlib-i dikkat bir hâdisedir. Ve işte bu manayı öğrenme sayesinde, hareket ettirici kuvvet elde edilmesiyle tayyareler yapılmış ve kuş gibi hava üzerinde uçmak muvaffakiyeti elde edilmiştir.

Bu izahtan anlaşılır ki rüzgârların hareket ettirmekteki yüce kudretini haber veren âyet-i kerîmelerdeki mucizeye, beşer fenni, bin seneden sonra vâkıf olabilmiştir

Rüzgârlar, ağır bulutu kaldırıp yüklendikleri vakit, biz, o bulutu ölü bir belde için sevk ederiz de, o suyu o beldeye indiririz ve o su ile her türlü meyveleri çıkarırız ve çıkaragelmişizdir. İşte ölüleri de -kabirlerinden- böyle çıkaracağız. Bunları düşünürseniz, anlayabilirsiniz ki yaratmak da emir de kendisinin olan ve ölmüş bir beldeyi yeniden ihyâ etmeye kadir bulunan Rabb’inizin, ölüleri diriltebileceğinde şüphe yoktur. Lâkin şunu da unutmamak lâzım gelir ki, yağmur yağmakla her yer aynı seviyede semere vermez, her toprağın kuvveti bir olmaz.

Yağmur yağar ve iyi beldenin, toprağı iyi olan arazinin nebatı, Cenâb-ı Hakk’ın izniyle iyi çıkar. Fena olanın ise çıkmaz, çıkarsa da ancak zorla, pek az ve faydasız bir şey çıkar, yağmurdan da istifade edilmez. Binâenaleyh insan, arzın salâhındaki (iyiliğindeki) ehemmiyeti iyi takdir etmeli ve onun, iyi ve kötü olmasında kendisinin de bir mesuliyeti bulunduğunu unutmamalıdır.

Kur’ân-ı Kerîm’deki bu beyan ve tasvirler, insanlar için bir darb-ı meseldir. Peygamberler, İlâhî rahmetin mübeşşir ve nâşirleri (müjdeci ve yayıcıları), yüklenmiş oldukları teklifler ve şerîatler, hayat kendisiyle kaim olan saf su ile dolu ağır bulutlar gibi, Kur’ân-ı Kerîm, kalplerin âb-ı hayatı; din ve marifet, ebedî bir hayat olan rahmet-i İlâhiyye; mükellef ve muhatap olan insanlar da yağmurun indiği yerler gibi iki kısımdır:

Topraklar gibi insanların da iyisi, kötüsü, mümini, kâfiri vardır. İyiler, iyi düşünür, Allâh’ın peygamberlerinden istifade eder, İlâhî âyetleri tefekkür ve tezekkür ile ibret alır, iman eder, hayat bulur; Allâh’ın nimetlerine şükreder ve âhiret için sâlih ameller ile güzel semereler verirler. Çorak yer gibi fena olanlar ise Allâh’ın nimetlerini, rahmetini küfrân ile karşılarlar, bu faydalardan mahrum kalırlar. Onların semere vermelerine Allâh’ın izni taalluk etmez. Zorluk ve mahrumiyet içinde felâkete yuvarlanır giderler. Nitekim peygamberlerin kıssaları ve tarih, buna şâhittir.

 

Comments are closed.

Links

Calendar

  • Temmuz 2026
    P S Ç P C C P
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728293031