Bir kimse yolculuğa çıkarken bilhassa hacca giderken ailesine, akraba ve komşularına, kardeşlerine veda edip onlardan duâ ister. Onlarla helâlleşir. Gücü yettiğince kalblerini hoşnud etmeye çalışır ki duâyı ihlasla yapsınlar. Zira Allâh onların duâsını onun hakkında hayırlı kılar. Müsâfirin hayır ehlinden tavsiye talebi de müstehabdır.
Yolcular, uzun yola çıkanlar geride kalanları Allâh’a emânet eder.
Evinden çıkarken “Bismillâhi tevekkeltü alellâh, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.” (Allâh’ın ismiyle çıkıyorum, Allâh’a tevekkül ettim. İsyandan dönmek ve taatde kuvvet ancak Allâhü Teâlâ iledir.) der.
Mümkün oldukça yanına yoldaş bulmaya ve toplulukla yolculuk etmeye çalışır. Bunda dînî ve dünyevî faydalar vardır.
Bir menzilde durduğunda “Rabbi enzilnî münzelen mübâreken ve ente hayru’l-münzilîn.” (Ya Rabbi, beni mübarek bir yere indir ve indirilenlerin en hayırlısı sensin. (Mü’minun, 29) der.
Yolda arkadaşlarıyla gâyet geçimli ve güler yüzlü olur. Başkasına yük olmamaya çalışır. Dâimâ abdestli bulunmaya ve abdestli uyumaya çalışır. Dilinden Allâh’ın zikrini eksik etmez. Yolda her makam ve herhale uygun duâları okur.
