KUR’AN-I KERÎM’DEN SONRA EN MUTEBER KİTAP SAHÎH-İ BUHÂRÎ
İmâm-ı Buhârî’nin kıymetli birçok eseri vardır. Uzun yılların ve gayretlerin mahsulü olan bu eserlerinden en meşhuru, İmâm-ı Buhârî denilince akla ilk gelen ve Kur’ân-ı Kerîm’den sonra en muteber olduğu hususunda âlimlerin ittifak ettiği eseri el-Câmiu’s-sahîh’dir. Sahîh-i Buhârî diye meşhur olmuştur.
Bu eseri yazmaya başlamasını kendisi şöyle anlatır: Hocam İshak bin Râhûye (rh.)’nin ders halkasında idik. “Resûlullâh’ın hadîslerini muhtasar bir kitapta toplasanız.” diye bizden bir temennide bulundu. Bunu yapma isteği gönlüme düştü. Bunun üzerine sahih hadîsleri toplamaya başladım.
Bu esnada yirmi yaşlarında idim.
İmâm-ı Buhârî önce mevzu başlıklarını tesbit etmiştir. Bunları Medine’de Peygamber Efendimiz (s.a.v.)in kabri şerifi ile minberi arasında; Ravza-i Mutahharası’nda onun manevi huzurunda yazmaya başlamıştır. Her başlık için de kalkıp iki rek’at namaz kılmıştır.
İmâm-ı Buhârî (rh.) “Bu kitaba altı yüz bin hadîsten seçtiğim hadîsleri aldım. Bu eserime aldığım her bir hadîsi, gusül abdesti alıp iki rek’at namaz kılıp sahih olduğuna kat’i kanaat getirdikten sonra yazdım. Basra’da duyduğum birçok hadîsi Şam’da, Şam’da duyduğum birçok hadîsi Mısır’da yazdım.” diyerek hadîslere karşı ne kadar titiz olduğunu göstermiş, hadisler hakkında tam kanaat getirmeden yazmadığını ifade etmiştir.
İmâm-ı Buhârî (rh.), bu eserini on altı senede yazmıştır. Bu süre zarfında hadîsleri toplamış, sonra tasnif etmiş, fırsat buldukça da kâğıda geçirmiştir. Bu eser devamlı bir çalışmadan ziyade, aralıklı bir çalışma neticesinde ortaya çıkmıştır. Çünkü İmâm-ı Buhârî bir taraftan hadîs öğrenmek için seyahatlere çıkıyor ve hadîs ezberliyor, diğer taraftan dersler veriyordu.
7275 hadîs bulunan bu eserini, kendisinden tam doksan bin kişi dinlemiştir. (Rahmetüllâhi aleyh.)
