Ashâb-ı Kirâm, hadîslere ve sünnete büyük ehemmiyet vermişlerdir. Bir sahâbî bilmediği veya Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den duymadığı bir hadîsi öğrenmek yahut bildiği halde sonradan tereddüde düştüğü bir hadîsin birkaç kelimesini tekrar işiterek emin olmak için, uzun ve meşakkatli yolculuklara katlanarak o hadîsi işiten sahâbinin yanına gitmişlerdir.
Tâbiînin büyüklerinden Atâ b. Ebî Rebâh (r.a.) diyor ki: Ebû Eyyûb (r.a.) Mısır’da bulunan Ukbe b. Âmir’e (r.a.) bir hadîs sormak için Medine’den yola çıktı. Zira bu hadîsi Resûlullah’tan (s.a.v.) işiten, kendisiyle Ukbe’den (r.a.) başka kimse kalmamıştı. Mısır’a ulaştığında, o sırada Mısır emîri Mesleme bin Mahled’in (r.a.) evine gitti. Mesleme’ye (r.a.) haber verildi, o da hemen dışarı çıktı. Kucaklaştılar ve Mısır’a geliş sebebini sordu. O da, Resûlullah’tan (s.a.v.) kendisiyle Ukbe’den (r.a.) başka işiten kimsenin kalmadığı bir hadîsi sormak için geldiğini söyledi ve Ukbe’nin (r.a.) evine götürecek bir rehber istedi.
Kendisine verilen rehber ile Ukbe’nin (r.a.) evine gitti. Geldiği Ukbe’ye (r.a.) haber verilince; Ukbe hemen dışarı çıktı, kucaklaştılar ve Mısır’a geliş sebebini sordu. O da, “Resûlullâh’tan (s.a.v.), benden ve senden başka işiten kimsenin kalmadığı, ‘Mü’minin ayıbını örtmek’ hakkındaki hadîsi sormak için geldim.” dedi. Ukbe de,
‘Evet, ben Resûlullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu işittim’ deyip aşağıda tercümesi yazılı hadîsi okudu:
“Her kim dünyada bir mü’minin ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onu(n ayıbını) örter.” Ebû Eyyûb (r.a.), “Doğru söyledin.” diyerek hayvanına bindi ve Medine’ye dönmek üzere yola çıktı.
Mısır vâlisi Mesleme’nin (r.a.) hazırladığı hediyeler, ona ancak Mısır’ın bağlarının bulunduğu yerde ulaştırılabildi.
SAHÂBENİN RESULULLÂHIN HADİSLERİNE ÎTÎNASI
Şubat 7, 2020
