Müslüman, başkasının bağışladığı amellerden, hayırlardan faydalanır. Bu sünnet ve icma ile sabittir. Sadece kendi yaptıklarının kendisine faydası olur diyen kimse icmâ’a ve sünnete muhalefet etmiş olur. Bu ise batıldır.
Çünkü;
• İnsan, başkasının yaptığı duanın faydasını görür. İşte bu, başkasının yaptığı amelin faydası demektir.
• Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mahşerde hesabın kolay olması, cennete girmeleri ve cehennemden kurtulmaları için Müslümanlara şefaat edecektir.
• Peygamberler ve sâlih müminler şefaat ederler.
• Melekler yeryüzündekilere dua ve istiğfar ederler.
• Allâhü Teâlâ, dilerse hiç hayır işlemeyen bir mümini, sırf rahmetiyle cehennemden azad eder.
• Mü’minlerin çocukları, babalarının işlediği amellerle cennete girerler.
• Ölünün, verilen sadakalardan fayda gördüğü Hadîs-i şerîf ile sabittir, bunda icma vardır.
• Ölmüş bir kimse adına, velisi hac yapsa ölüden farz hac düşer.
• Herhangi bir borçlu kişinin borcunu başka bir kimse öderse o kimse borcundan kurtulur.
• Birine borçlu olan veya haksızlık eden kimse, malın sahibi alacağını ve hakkını helâl etmekle mes’ûliyetten kurtulur.
• Sâlih komşu, hayatta iken de komşularına faydalı olduğu gibi ölünce de kabir komşularına faydalı olur.
• Bir kişi zikir meclisine başka bir maksatla gelse -zikir halkasına oturmasa bile- rahmete kavuşur, zikirden istifade eder.
• Ölü için kılınan cenaze namazı ve yapılan dua ölüye fayda verir.
Bütün bunlar başkasının amelleri ile fayda elde etmektir. Bunun sayılamayacak kadar misalleri vardır.
