HIRS, DÎNİ VE İNSÂNİYETİ BOZAR

Mart 19, 2019

Hırs hastalığı fazilet ve iyilikleri kökünden kazır, sâhibini ibâdetlerden alıkoyar. Şüphelilere ve haramlara düşmeye sebep olur. Halbuki kendini helâk edercesine çalışan harîs, ona takdir edilen kısmeti üzerine Allâhü Teâlâ’nın gadabından ve nefsinin zelil olmasından başka bir şey daha ilâve edemez.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdular:

“Çok çalışan harîs kimse ile kanâatkâr olan zâhit; her ikisi de eksik ve noksansız olarak rızıklarını alırlar.”

“İnsanoğlu ihtiyarladığı halde kendisinde iki haslet (huy) genç kalır; hırs ve uzun emel.”

İsâ Aleyhisselâm’a:

“İhtiyarların dünya hırsı gençlerinkinden daha fazla olduğunu görüyoruz. Bunun hikmeti nedir?” diye sorulmuş.

Buyurmuş ki: “Çünkü onlar dünya lezzetlerini gençlerden daha fazla tattılar (bu sebeple dünyaya gençlerden daha harîsdirler).”

Kazâya rıza göstermek ve nasîbine kanâat etmek en büyük saâdet ve muvaffakiyetlerdendir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Rızık arayışınızda mu’tedil olup telaş etmeyiniz. Çünkü size rızık olarak verilen şeyler sizin onları aradığınızdan daha çok sizi arar. Hâlbuki mahrum olduğunuz (sizin nasibiniz olmayan) şeyleri hırsla elde edemezsiniz.” buyurdular.

Hırsın nihâyeti yoktur ki maksadına ulaşınca harîs hırsına son versin. Çünkü umduğuna nâil olursa daha fazla hırslanmasına, emelinin artmasına sebep olur. Maksadına ulaşamazsa çektiği zahmetlerin boşa gittiğini, sabrının boşa olduğunu düşünür, emeli ve hırsı daha da artar.

Harîs kimse acziyetin ve zilletin esiridir. Acziyet ondan asla ayrılmaz.

Comments are closed.

Links

Calendar

  • Eylül 2026
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930