قَالَ اللهُ تَعَالَى: اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَۤاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ، خَتَمَ اللهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ وَعَلَى سَمْعِهِمْ وَعَلَى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ. (سورة البقرة، 6-7
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Muhakkak (Allâh’a şirk koşarak) küfre sapanları (azâp ile) korkutman veya korkutmaman onlar için müsâvîdir, onlar îmân etmezler. Allâhü Teâlâ, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Ve onların gözleri üzerinde de bir perde vardır. Ve bunlar için büyük bir azap vardır.” (Bakara Sûresi, âyet 6-7)
