قَالَ اللهُ تَعَالَى: وَالَّذِينَ جَاؤُ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْاِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذِينَ اٰمَنُوا رَبَّنَا اِنَّكَ رَؤُفٌ رَحِيمٌ. (سورة الحشر، 10
Allâhü Teâlâ buyurdu (meâlen): “Ve onlardan (Ashâb-ı Kirâm’dan) sonra gelenler şöyle derler: Ey Rabbimiz! Bizi ve îmân ile bizi geçmiş olan dîn kardeşlerimizi mağfiret eyle. Ve kalplerimizde, îmân etmiş olanlar için kin ve haset kılma. Ey Rabbimiz, muhakkak sen Raûf ve Rahîm’sin.” (Haşr Sûresi, âyet 10)
