HAZRET-İ ALLÂH’A KARŞI SÂDIK OLMAK

Ocak 11, 2019

Şeddâd bin Hâd (radıyallâhü anh)’dan rivâyet olunur:
“Bir a’râbî Resûlullah Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) huzûruna gelip îmân etti ve ona tâbi oldu. Sonra da: “Ben de seninle hicret edeyim” dedi. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), onu ashâbından bazılarına teslim edip alâkadar olmalarını emretti.
Hicretten bir müddet sonra yapılan bir gazvede bir miktar ganîmet elde edilmişti. Peygamberimiz (s.a.v) bunu taksim etti. O a’râbîye de bir pay ayırdı ve ona ulaştırmaları için ashâbına verdi. Payına düşen mal kendisine verilince, a’râbî: “Bu nedir?” diye sordu. Onlar da “Peygamberimizin (s.a.v.) ganîmetten sana ayırdığı paydır.” dediler. A’râbî payını alıp hemen Peygamberimize geldi. “Bu nedir, yâ Resûlallah?” dedi.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) “Bu, ganîmetten senin hakkındır.” buyurdu. A’râbî: “Ben sana bunun için tâbi olmadım, ben -eli ile boğazını göstererek- şuraya bir ok atılıp şehit olmak ve cennete girmek için sana tâbi oldum.” dedi.
Peygamberimiz (s.a.v) de: “Sen, Hz. Allâh’a karşı sâdık oldun mu, o da sana sâdık olur (dilediğini verir).” buyurdu. Aradan az bir müddet geçmişti ki düşmanla savaşmak üzere tekrar bir gazveye çıktılar. Bu gazada a’râbî işâret etmiş olduğu yerden okla vuruldu. Hemen Resûlullah Efendimize (s.a.v) getirdiler. Peygamberimiz (s.a.v): “Bu, o mu?” diye sordu: “Evet, odur!” dediler.
“Öyleyse o Allâh’a karşı sâdık oldu, Allah da ona sâdık oldu.” buyurdu. Sonra Resûlullah Efendimiz (s.a.v) onu kendi cübbesi ile kefenledi ve cenâze namazını kıldırdı. Resûlullah Efendimizin (s.a.v) okuduğu duâdan işitilenler arasında şu da vardı: “Ey Allâhım, bu senin bir kulundur. Senin yolunda hicret etmek üzere çıktı, yolunda şehîd oldu. Ben buna şâhidim.” (Üsdü’l-Gâbe)

Comments are closed.

Links

Calendar

  • Eylül 2026
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930