قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلْهِجْرَةُ أَنْ تَهْجُرَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَتُقِيمَ الصَّلَاةَ وَتُؤْتِيَ الزَّكَاةَ ثُمَّ أَنْتَ مُهَاجِرٌ وَإِنْ مُتَّ بِالْحَضَرِ
Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Hicret, açık ve gizli bütün fuhşiyâtı (zina ve benzeri büyük günahları) terk etmen, namazını kılman, zekâtını vermendir. Bundan sonra sen, evinde de ölsen hicret etmiş sayılırsın.” (Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed)
