قَالَ اللهُ تَعَالَى: وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَا أَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا غَيْرَ الَّذِي كُنَّا نَعْمَلُ أَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَاءَكُمُ النَّذِيرُ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ نَصِيرٍ. (سورة فاطر, 37
Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu (meâlen): “Onlar (kafirler) orada şöyle feryad ederler: Ey Rabbimiz, bizi (cehennemden) çıkar, (tekrar dünyaya gönder ki) yaptığımız amellerden başka sâlih amel işyelelim. (Onlara şöyle denilir:) Ya, size düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Hem size peygamber de geldi. O halde (azabı) tadın. Çünkü zâlimleri kurtaracak yoktur.” (Fâtır sûresi, âyet 37)
