Emevî Halîfelerinden Ömer bin Abdülazîz’i (k.s.), hanımı Fâtıma’ya sordular.
“O insanların en çok namaz kılanlarından, en çok oruç tutanlarından değil idi. Lakin Allah’tan ondan daha çok korkan kimseyi görmedim. Yatağında Allâh’ı zikreder, korkusundan serçe gibi titrerdi. Öyle ki bu gidişle halîfe vefat eder ve insanlar halifesiz kalır, derdik.
Süfyân-ı Sevrî (rah.), geçmiş amellerinden ve son nefesten çok endişe duyar, korkar, ağlar ve şöyle derdi:
“Levh-i mahfûz’da şakî; bedbaht olarak yazılmış olmaktan ve ölüm esnâsında îmânımı kaybetmekten korkuyorum.”
