Hz. Ömer, Hz. Ebû Bekir’e (r.anhüm) ‘Resûlullâh’tan (s.a.v.) sonra insanların en hayırlısı olan zat!’ diye hitap edince Hz. Ebû Bekir (r.a.) “Sen böyle diyorsun ama ben Resûlullâh’ın (s.a.v.) ‘Güneş Ömer’den daha hayırlı birinin üzerine doğmadı.’ buyurduğunu işittim.”
Hz. Ebû Bekir (r.a.) buyurdular: (Karada ve denizde fesat zuhura geldi) meâlindeki Rum sûresinin 41. âyetinde geçen karadan maksad lisan, denizden maksad ise kalbtir. Lisan bozulduğu zaman insanlar ağlar, kalb bozulduğu zaman da melekler ağlar.
“Zulmetler beştir, kandilleri de beştir:
Dünya sevgisi zulmettir, kandili takvadır;
Günah zulmettir, kandili tevbedir;
Kabir zulmettir, kandili ‘Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Rasûlüllah’ demektir;
Âhiret zulmettir, kandili sâlih ameldir;
Sırat zulmettir, kandili yakîn(kâmil iman)dır.”
“İblis önünde, nefis sağında, hevâ ve heves solunda, dünya arkanda, âzâların etrafında, Cebbâr olan Allâhü Teâlâ’nın kudreti de -mekândan münezzeh olarak- üzerindedir. İblis aleyhilla’ne seni dinini terk etmeye çağırır, nefis isyana çağırır, heva şehvete çağırır, dünya kendini âhiret üzerine tercih etmeye çağırır, âzâlar günah işlemeye çağırır, Cebbâr olan Allâhü Teâlâ da cennete ve mağfirete çağırır. Muhakkak âyet-i kerîmede ‘Allâhü Teâlâ cennete ve mağfirete çağırıyor.’ buyrulmuştur.
Kim iblise uyarsa dini gider, kim nefse uyarsa ruhu gider, kim hevasına uyarsa aklı gider, kim dünyaya uyarsa âhireti gider, kim azalara uyarsa cenneti kaybeder, kim de Allâhü Teâlâ’ya uyarsa günahları gider, bağışlanır.”
