İmâm Abdurrahmân el-İskâfî’ye (rh.),
“Kur’ân-ı Kerîm’i okuyan fakat manasını bilmeyen kimseye okuduğunun faydası var mıdır?” diye soruldu. Şöyle cevap verdi: “Bir hasta düşünün. Kendisine bir ilaç verilse, fakat onun ilaç olduğunu bilmese ve içse, bu ilacın faydası olur mu olmaz mı?” “Elbette olur” dediler.
“İşte bu da aynı onun gibidir. Hatta hasta olan bir kimseye Kur’ân-ı Kerîm’in faydası ilacın faydasından daha çoktur.”
REYHAN
Reyhan, fesleğen de denilen ılık iklimlerde yetiştirilen güzel kokulu bir bitkidir.
Reyhan, hem taze hem de kurutularak kullanılır. Salatalara, çorbalara, et ve balık yemeklerine konur. Yoğurt ve ayrana katılır. Uçucu yağı parfümeride de kullanılır.
Reyhan, deri, mide, bağırsak ve mesaneyi temizler. Koklanırsa baş ağrısını, çiğnenirse susuzluğu giderir. Baş dönmesi ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak kurtlarını döker. Koku alma hissini temizler, sinirlere ve ruha neş’e verir.
Rahman Sûresinin, 12. âyetinde Reyhan ismi geçmektedir ki meâli şöyledir: “Ve o çimli dâneler ve o güzel kokulu reyhan.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şerîflerinde: “Her kime reyhan (fesleğen) verilirse onu reddetmesin ve onu koklasın. Çünkü o hafiftir ve kokusu güzeldir.” buyurmuştur.
Diğer bir hadîs-i şerîflerinde ise: “Çocuk, dünyada Allâh’tan bir reyhandır. Onu kulları arasında taksim etmiştir. Dünyada benim reyhanım Hasan ve Hüseyin’dir.” buyurmuşlardır.
