PEYGAMBERİMİZİN HUNEYN HARBİ

Ağustos 15, 2013

Mekke-i Mükerreme’nin fethi üzerine birçok kabileler, Müslüman oldular. Ancak en büyük kabilelerden olan Benî Hevâzin ile Benî Sakîf kabileleri harbe kalkıştılar. Tâif ile Mekke-i Mükerreme arasında Huneyn denilen mahalde toplandılar. Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) henüz Mekke-i Mükerreme’de idi. Şevvâl’in yedinci günü on bin askerden müteşekkil bir ordu ile Huneyn’e doğru yürüdü.

Müslümanlardan bazıları “Bu ordu hiçbir zaman azlıktan dolayı mağlup olmaz!” demişti. Bu yanlış idi. Çünkü yardım ancak Allâhü Teâlâ’dandır. Askerin çokluğu ise zahirî sebeplerdendir. İnsan bu sebepleri hazırlamalı, fakat muvaffakiyeti Hak Teâlâ’dan beklemelidir. İşte kendilerine bir uyanma dersi olmak üzere Müslümanlar bu harpte önce bozuldular. Fakat sonra Hakk’ın lütfuyla yine galip oldular. Şöyle ki:

Büyük kahraman Hâlid bin Velid Hazretleri, yanındaki erler ile beraber ihtiyatsızca yürürken pusuda bulunan düşmanın hücumuna uğrayarak bozuldu. Bunların arkasındaki Mekkeli İslâm erleri de bozulup dağıldı. Nihayet, bozgunluk bütün İslâm ordusuna sirayet etti. Harp meydanında yalnız Peygamber-i Âlî-şân Efendimizle Ashâb-ı güzînden birkaç zât kalmıştı. Resûl-i Ekrem’in gösterdiği metanet ve şecaat fevkalâde idi.

“Ey Allâh’ın dinine ve Resûlü’ne yardım edenler!. Nereye gidiyorsunuz?. Geliniz, ben Allâh’ın kulu ve Resûlüyüm!” diye nida ediyordu. Nihayet, Ashâb-ı kiram uykudan uyanırcasına uyandılar, tekrar toplanmaya başladılar, düşmana şiddetli bir hücum ederek şanlı bir zafer kazandılar.

Comments are closed.

Links

Calendar

  • Eylül 2026
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930