ALLAH KATINDA FAZİLETLİ OLMANIN YOLU
“Bişr-i Hâfî (k.s.) anlatıyor: “Bir gece rüyamda Rasûlüllah Efendimiz’i (s.a.v.) gördüm.
Bana: ‘Ey Bişr! Allahü Teâlâ’nın seni hangi sebeple akrânından üstün kıldığını biliyor musun?’ dedi.
‘Bilmiyorum, yâ Rasûlallah.’ dedim.
‘Sünnetime tâbî olman, sâlihlere hizmet etmen, din kardeşlerine nasihat etmen, Ashabıma ve ehl-i beytime mahabbetinin fazla olması sebebiyle.’ buyurdu.”
HENDEK MUHAREBESİ
Selmân-ı Fârisî Hazretlerinin delâleti ile şehrin etrafına hendek kazılmış ve müdafaaya hazırlanılmıştı.
Hendek Muharebesi’nde Mekke müşrikleri Ebu Süfyan’ın kumandasında 4 bin kişilik mücehhez bir ordu ile Medine-i Münevvere’yi kuşattılar ve şehri bir ay müddetle gayet sıkı bir muhasara altında tuttular.
Medine-i Münevvere’de kıtlık hüküm sürüyor, Müslümanlar yiyecek bulamıyorlardı. Ashâb-ı kiramdan bazılarının üç gün bir şey yemedikleri olurdu. Karınlarına taş bağlarlardı.
Muhasara gün geçtikçe şiddetleniyor, düşman, Müslümanların üzerine taş ve ok yağdırıyordu. Müşriklerin Ebu Süfyan, Hâlid bin Velîd ve Amr bin Âs gibi büyük reisleri orduya birer gün kumanda ediyor; şehre hücum için hazırlanıyorlardı. Fakat hendeği geçemediler.
Nihayet Allah tarafından şiddetli bir fırtına çıkarak kâfirlerin yiyecek depolarını yerinden söküp attı; karargâhlarını alt-üst etti. Bunun üzerine düşmanlar harp meydanını terk ettiler. Müslümanlar da geniş bir nefes aldılar.
Kur’ân-ı Kerîm bu vak’adan şu âyet-i kerîme ile bahseder:
“Ey îman edenler! Allâh’ın ni’metini hatırlayın. Hani size ordular gelmiş de biz onların üzerine rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik.” (Ahzâb Sûresi, âyet 9)
