• İlim öğrenmek nafile namazdan daha faziletlidir.
• Farzları edadan sonra ilim öğrenmekten daha faziletli bir şey yoktur. Allah yolunda cihat da (ilim öğrenmekten) faziletli değildir.
• Dünyayı isteyen ilim öğrensin. Âhireti isteyen yine ilim öğrensin.
• Farzları edadan sonra, insanı Allâhü Teâlâ’ya yaklaştıracak ilim öğrenmekten daha faziletli hiçbir şey yoktur.
• İlim öğrenecek kimse şu üç şeye ihtiyaç duyar: Uzun ömür, ilim öğrenmekten alıkoymayacak kadar maişet genişliği ve zekâ.
• Âlimlerin süsü ve zineti takva, güzel ahlâk ve gönül zenginliğidir.
• İlim ancak üç şeyle güzel olur: Takva; (Allah korkusu) sünnete sarılmak ve Allâhü Teâlâ’dan korkmak.
• İlim ezberlenilen şey değildir. İlim fayda verendir.
• Seninle her münakaşa edenle münakaşa etmen, sana her söz söyleyene karşılık vermen ilmi zelil kılar.
• İnsanların kadri en yüksek olanı, kendinde kadir ve kıymet görmeyendir. En fazîletlisi de kendinde fazilet görmeyendir.
• İmâm-ı Şâfiî Hazretleri geceyi üç kısma ayırır; birinci kısımda ilim ile meşgul olur, ikincisinde namaz kılar, üçüncüsünde de uyurdu.
• İmâm-ı Şâfiî hazretleri bineğine binmiş ve ayakkabıcılar çarşısına uğramış. O sırada elindeki sopası düşmüş. Ayakkabıcılardan bir çocuk hemen koşup sopayı almış, elbisesinin koluyla silmiş ve İmâm-ı Şâfî’ye uzatmış. İmâm-ı Şâfiî hizmetkârına, “Yanındaki dinarları şu gence veriniz,” buyurmuş.
• Hikmet sahibi bir zat diğer bir hikmet ehline şöyle yazmış: “Ey kardeşim! Sana ilim verildi. İlmini günah zulmetiyle kirletme. Eğer kirletirsen, ilim sahiplerinin ilimlerinin nuruyla koştukları, yürüdükleri günde zulmet içinde kalırsın.”
İMÂM-I ŞÂFİÎ HAZRETLERİNDEN (RH.)
Aralık 13, 2012
