Kâbe-i Muazzama, Arabistan ahâlisinin hepsince mübârek bir makam olduğu için Zilhicce aylarında onu ziyâret etmek üzere her taraftan birçok insan gelirdi. Bu aylarda Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri de kabileleri dolaşıp onları îmana davet ederdi.
Efendimiz peygamberliğinin on birinci yılında Medîne’den gelen altı kişi ile görüşüp onlara Kur’ân-ı Kerîm okudu, va’z ve nasihatte bulundu. Onlar da Efendimiz’in hak peygamber olduğunu anlayıp îmana geldiler ve memleketlerine gittikleri gibi hemşehrilerini de müslüman etmeye başladılar. Ertesi yıl on iki kişi olarak geldiler. Yine Peygamber Efendimiz’le görüşüp Allah’a ortak koşmamak, zina ve iftira etmemek, çocuklarını öldürmemek için söz verdiler. Buna Birinci Akabe Biatı denir.
Şu söz alıp vermekle müslümanlık, bir cinayetin önünü almış oluyordu. Çünkü Arap müşrikleri, kız çocuklarını sevmedikleri için zavallı masumları diri diri toprağa gömerek öldürürlerdi. Bazen de besleyemeyeceğiz diye erkek çocukları öldürdükleri de olurdu.
Peygamberliğin on üçüncü yılında ve yine hac zamanında Medineli 73 erkek ve 2 kadın Mekke’ye geldiler, Peygamber Efendimiz’le görüşüp memleketlerine çağırdılar ve orada kendisini düşmandan koruyacaklarına söz verdiler. Buna İkinci Akabe Biatı denir. Bunun üzerine Efendimiz Hazretleri, Mekke’deki müslümanların Medîne’ye gitmelerine izin verdi. Birçok müslüman da muhâcir olarak Medine-i Münevvere’ye gitti.
İşte böyle memleketini bırakıp da Medine’ye giden müslümanlara Muhâcir, Medine ahâlisinden olup da muhâcirlere yardım eden müslümanlara da Ensâr denilir.
MEDİNELİLERİN MÜSLÜMAN OLUŞU
Eylül 17, 2012
