ZEKÂTIN VERİLECEĞİ EN FAZİLETLİ YER

Ağustos 1, 2012

• Zekâtı vermek için müttakîleri, (yâni Allâhü Teâlâ’dan korkan ve itâat edenleri) seçmek, onların takvâlarını artırır ve mükâfâtı büyük olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Yemeğinizi Allah’tan korkanlara yedirin, sadakalarınızı da mü’minlere verin.” buyurmuştur.
• En iyisi nimetin Allah’tan olduğunu bilip de Allah’a şükredenleri seçmektir. Çünkü kulların en çok şükredenleri, nimeti Allah’tan bilenlerdir. Şüphesiz böylelerine yapılan yardım kaybolmaz.
• Bilhassa ilim tahsil eden veya ilim sahibi ve ihlaslı fakirleri seçmelidir. Çünkü Allah rızâsı niyeti ile ilim tahsil etmek en büyük ibâdettir. İbn-i Mübârek (r.h.) sadakalarını bilhâssa âlimlerin fakirlerine verirdi. Niçin böyle yaptığı sorulduğunda, “Ben, peygamberlikten sonra ilimden daha üstün bir rütbe olduğunu zannetmiyorum. İlim sahiplerinin ihtiyâcını karşılayarak, okumalarını temin etmek daha makbuldür.” diye cevap vermiştir.
• Kendini ilim öğrenmeye ve öğretmeye vermek şartı ile, zengin de olsa zarûri ihtiyaçları için talebenin zekât alması câizdir. Çünkü talebe kazanmaktan âcizdir.
• Nisâba mâlik olan kimseye zekât vermek câiz değildir. Ancak ilim öğrenene, gâzîye ve hac kafilesinden ayrı kalmış olan kimseye verilebilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “İlim öğrenene zekât vermek câizdir. Velev ki kırk yıllık nafakası olsun!” buyurmuştur. İlim, din ilmi; öğrenilmesi farz-ı ayn veya farz-ı kifâye olan ilimdir.
• İnsan öyle şeylere muhtaç olur ki, onlarsız yapamaz. Bu takdirde, kendisi kazanmadığı hâlde, zekât alması da câiz olmazsa, elindekini harcar; muhtaç kalır ve okumaktan, okutmaktan geri kalır, dîni öğrenip öğretmeyi üzerine alan kalmayınca da, din zayıflar.

 

Comments are closed.

Links

Calendar

  • Eylül 2026
    P S Ç P C C P
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    282930